Sapsarı Lacivert.. Masmavi Lacivert.. Bir yarısı Fenerbahçe.. Diğer yarısı Demirspor..
24 Ekim 2013 Perşembe
33 Maddede Viski Hakkında Bilmeniz Gerekenler
Viski içmek adeta bir sanattır. Viski başka hiçbir içkiye benzemez, hiçbir içki
(belki rakı hariç) onun kadar karakterli değildir. Ama tabi sonuçta seçim meselesi,
viskiyi sevmiyor olabilirsiniz.
Ancak burada olduğunuza göre viskiye karşı boş değilsiniz.
Viski, karakterini içindeki baskın aromalardan alıyor. Belki de hazırlanışı şaraptan bile
daha meziyetli bir içki. Kaliteli bir viskinin tadını hiçbir zaman unutmazsınız ve bilinenin
aksine viski robdöşambr ve bademe gerek olmaksızın da içilir.
daha meziyetli bir içki. Kaliteli bir viskinin tadını hiçbir zaman unutmazsınız ve bilinenin
aksine viski robdöşambr ve bademe gerek olmaksızın da içilir.
İşte viski hakkında bilmeniz gerekenler:
Viski kelimesi, Kelt dilinde ab-ı hayat
(hayat suyu) anlamında kullanılan
“usquebaugh” kelimesinden gelir
Viskinin atası ünlü bir içki türü olan Ferintosh’tur
İskoçya, İrlanda, Kanada ve ABD viskiyi en çok üreten ülkeler arasındadır
İskoç viskileri üretildikleri bölgelere göre İslay, Highland, Lowland, Spyside isimlerini alırlar
Viski şişesi üzerinde “Whisky” yazarsa İskoçya, Kanada, Japonya “Whiskey” yazıyorsa İrlanda, Amerika üretimidir
Viski tahıl maltının önce mayalandırılıp sonra damıtılmasından üretilir
Viski harmanlamadan sonra tatlarının birbirine iyice karışması için birkaç ay daha fıçılarda dinlendirilir…
Bu süreye “Evlendirme Süresi” denilir
Kaliteli viskiler, çeşni katması bakımından içinde İspanyol şarabı bekletilmiş “Sheery” adlı fıçılarda dinlendirilir
Sherry fıçıları, Bourbon fıçılarından beş kat daha pahalıdır
Malt viskinin tadına katkı eden 800 kimyasaldan 400′ü saptanmıştır…
Ve bunların 44’ünün viskilerin bekletildiği fıçılardan alınan tat olduğu tespit edilmiştir
Bunun yanı sıra J&B adlı viski tam 42 çeşit viskinin harmanlamasıyla üretilmiştir
Viski dinlendirmeleri birkaç yıl olabileceği gibi, 20 yıldan fazla da olabilir
Sek içilen viskilerin 12 yıl, buzla içilen viskilerin ise en az 3 yıl bekletilmiş olmaları gerekir
Bir viskiye resmi olarak İskoç viskisi denilebilmesi için yıllandırma süresi en az 3 yıl olmalıdır
Dinlendirme sürecinde alkolün uçucu özelliği ile viskinin bir kısmı azalır ve bu azalma “meleklerin payı” olarak adlandırılır
Şişe üzerinde yazan viski tarihleri harmana giren en genç viskinin tarihidir
İskoçya’da kayda geçmiş en eski damıtım 1494 tarihini taşır
Damıtım evlerinin başında baş damıtıcılar bulunur. Bu kişiler tat, mayalama, fermente etme gibi işlemlerde ince kararlar verir
İskoç Parlamentosu popülerlik sonucu 17. yüzyılın sonunda viskiye ilk vergileri koymuştur
Viski çıktığı dönemde hayatın uzaması, çiçek hastalığı, felç gibi birçok durum için doktorlar tarafından tavsiye edilmiş, reçetelerde yer almıştır
Şu anda İskoçya’da viski üretimi, başlı başına bir sektördür. 120 tane viski damıtım evi bulunur
Buzlu viski içimine “On The Rocks” adı verilir
Viskiyi içindeki tatları keşfetmek için içtiğiniz özel anlarda, birkaç tatlı kaşığı kadar su katarak temsili koku ve tatları açığa çıkarabilirsiniz
Viskiye meyve suları, kola veya çeşitli katkı maddeleri konmamalıdır. Viski bir karışım içkisi değildir
Viskilerin renkleri kaliteleri hakkında bilgi vermez
Viski içerken yan besinlerinizi iyi belirlemeniz gerekmektedir. Mesela İrlandalılar viski ile bira içerler
Fakat genel olarak tuzlu kuruyemiş, füme balıklar ve kuru etler tercih edilmektedir
Hatırlatmakta fayda var: Viskiyi bir diğerinden ayırt etmek çok zor iştir
Bir araştırmaya göre insanların %95′i bir viskiyi diğerinden ayırt edemez
IWSR şirketinin yayınladığı rapora göre ise 2012 dünya viski tüketim oranı tam 1.47 milyar litredir
Afiyet olsun!
14 Şubat 2012 Salı

Rakıya buz atmak caiz değildir. Ağza alınacak rakıya katılacak tek dünya malzemesi sudur, su..
Rakı da, rakının huzuruna çıkacak su da, saatler önce buzdolabına konmuş olacak..
Evde ise rakı şisesi de, su sürahisi de, devamlı buzdolabı içinde duracak. Onların yeri orası! Öksürük şurubu konmaz, bu ikisi mutlaka buzdolabında durur. Erbabı elbet, kadehlerini de, su bardaklarını da, rakı ve rakı suyuyla birlikte buzdolabına koymuş olur. Bardakta rakıyla soğutulursa ölçü kaçar.
Ciddi meyhaneler bunların hepsini, bu soğuklukta bekletir. Soğutulmuş rakı ve suyu, ille de parça buz atarak soğutan meyhanecinin alnına keriz sıfatı mürekkeple yazılmalıdır.
Diyelim ki hepsi istediğimiz gibi soğuk geldi. Soğuk bardağa önce soğuk su, daha sonra soğuk rakı dökülür. Bu döküşler de, çeşme boşaltır gibi olmaz. Su da, rakı da ince iplik gibi ve çok yavaş akıtılır. Su miktarı rakı miktarından mutlaka daha az bırakılır, yoksa rakının tadı bozulmuş olur.
Gençliklerinde rakıyı sek içen yaşlılar, o günleri zevkle anarlar. Çünkü ömür boyu sek rakıya dayanılamaz.
Bardağa ya da adı kadeh ise, ona önce rakı dökülmez, önce soğuk su ardından rakı dökülür. İyi karışma böyle sağlanır.
Böylece içmeye ciddi olarak hazırlanmış kadeh, önce ağza götürülmez, burna götürülerek koklanır. Derin nefes çekilir.
Daha sonra demci arkasına yaslanarak bardağı ağzına yavaşça yaklaştırır ve önce mutlaka yarım yudum alıp hemen yutmaz... Ağzında yavaşça dolaştırıp, dişleri arasından ciğerlerine hava çeker. Amaç, mideden önce akciğerlerin de, şölenden nasibini almasını sağlamaktır.
Alınacak ikinci yudumdan sonra arkaya yaslanarak kafa hafiften yukarı kaldırılır, bütün yudum çok yavaş ve kibarca yutulur. (Burası önemli ) Yutar yutmaz da oturulan yerde, helezoni olarak yavaşça sallanılır. Bu hareketin ciddi amacı, rakının mide borusundan helezoni olarak inmesini sağlamak, yani yolunu uzatmaktır...
Çünkü Bektaşilere göre, rakının bedene en çok zevk verişi, gırtlaktan mideye inişi sırasındadır. Bu yol helezoni olarak uzamalıdır ki, demcinin zevki artsın.
Herkes bilirki: Develerin boynu çok uzundur...Bu nedenle yolda yürüyen Bektaşi, bir deve görünce kıskanmış ve;
"Vay anam bee..! Ne güzel rakı içer bu yahu!" demiştir.
Rakı da, rakının huzuruna çıkacak su da, saatler önce buzdolabına konmuş olacak..
Evde ise rakı şisesi de, su sürahisi de, devamlı buzdolabı içinde duracak. Onların yeri orası! Öksürük şurubu konmaz, bu ikisi mutlaka buzdolabında durur. Erbabı elbet, kadehlerini de, su bardaklarını da, rakı ve rakı suyuyla birlikte buzdolabına koymuş olur. Bardakta rakıyla soğutulursa ölçü kaçar.
Ciddi meyhaneler bunların hepsini, bu soğuklukta bekletir. Soğutulmuş rakı ve suyu, ille de parça buz atarak soğutan meyhanecinin alnına keriz sıfatı mürekkeple yazılmalıdır.
Diyelim ki hepsi istediğimiz gibi soğuk geldi. Soğuk bardağa önce soğuk su, daha sonra soğuk rakı dökülür. Bu döküşler de, çeşme boşaltır gibi olmaz. Su da, rakı da ince iplik gibi ve çok yavaş akıtılır. Su miktarı rakı miktarından mutlaka daha az bırakılır, yoksa rakının tadı bozulmuş olur.
Gençliklerinde rakıyı sek içen yaşlılar, o günleri zevkle anarlar. Çünkü ömür boyu sek rakıya dayanılamaz.
Bardağa ya da adı kadeh ise, ona önce rakı dökülmez, önce soğuk su ardından rakı dökülür. İyi karışma böyle sağlanır.
Böylece içmeye ciddi olarak hazırlanmış kadeh, önce ağza götürülmez, burna götürülerek koklanır. Derin nefes çekilir.
Daha sonra demci arkasına yaslanarak bardağı ağzına yavaşça yaklaştırır ve önce mutlaka yarım yudum alıp hemen yutmaz... Ağzında yavaşça dolaştırıp, dişleri arasından ciğerlerine hava çeker. Amaç, mideden önce akciğerlerin de, şölenden nasibini almasını sağlamaktır.
Alınacak ikinci yudumdan sonra arkaya yaslanarak kafa hafiften yukarı kaldırılır, bütün yudum çok yavaş ve kibarca yutulur. (Burası önemli ) Yutar yutmaz da oturulan yerde, helezoni olarak yavaşça sallanılır. Bu hareketin ciddi amacı, rakının mide borusundan helezoni olarak inmesini sağlamak, yani yolunu uzatmaktır...
Çünkü Bektaşilere göre, rakının bedene en çok zevk verişi, gırtlaktan mideye inişi sırasındadır. Bu yol helezoni olarak uzamalıdır ki, demcinin zevki artsın.
Herkes bilirki: Develerin boynu çok uzundur...Bu nedenle yolda yürüyen Bektaşi, bir deve görünce kıskanmış ve;
"Vay anam bee..! Ne güzel rakı içer bu yahu!" demiştir.
18 Ağustos 2011 Perşembe
27 Temmuz 2011 Çarşamba
Penguen Booqelius'un Çılgın Maceraları: Artık benim de bir blog'um var aa dostlar !!!
Penguen Booqelius'un Çılgın Maceraları: Artık benim de bir blog'um var aa dostlar !!!: "Artık benim de bir blog'um var aa dostlar !!!"
Papazın Çayırı: Siz Tezahürat mı Sandınız?
Papazın Çayırı: Siz Tezahürat mı Sandınız?: "Bir takım Galatasaray taraftarı Türkiye Futbol Federasyonuna seslenmiş : 'Dün gece Şükrü Saraçoğlu Stadı'nda Fenerbahçe ve Shakhtar Donet..."
Kaydol:
Yorumlar (Atom)


